Başarıya Ulaşmanın Yolları (3)

Ve geldik yazımızın son kısmına.”Başarıyla ulaşmanın yolları” yazı dizsinin son kısmını da okuyalım sonra hep birlikte bakalım acaba gerçekten sandığımız kadar uzağımızda mı, değil mi? Eğer yazı dizimizin 1. ve 2. yazılarını okumadıysanız öncelikle buraya tıklayarak 1. yazımızı sonrasında buraya tıklayarak 2. yazımızı mutlaka okuyunuz.

6. Cesur Olmak

İnsanlar kendilerini uydurma korkuların esaretine terk ettiklerini kabul etmek istemiyorlar.Kendimize güvenimizi kendi ellerimizle kaybediyoruz. İnanılmaz derecede utangaç kişilikler geliştiriyoruz. Yapılan bir araştırma Amerikan toplumunun %40’ının açık veya gizli utangaç olduğunu ortaya koymuştur. Biz ne yazık ki onlardan çok daha utangaç yaşıyoruz.

Cesaret gösterebilenler risk üstlenmeye hazır olanlardır. Şurası kesin: Risk ve sorumluluk üstlenmeyen hiç kimse başarılı olamamıştır. Alışkın olduğunuz hayat size risksiz gelebilir. Aslında rahatlık içerisinde daha büyük riskler vardır. Çoğu insan sineğin ısırmasından kaçarken akreplere yem olur. Bizde “yağmurdan kaçarken doluya tutulmak” sözüyle kast edilen budur. Değişmekten korkuyorsanız riskten kaçıyorsunuz. Değişmezseniz gelişmezsiniz. Yanlış yapma riskini göze alamazsanız doğru yapma cesaretini gösteremezsiniz.

Kabul edelim: Gerektiği gibi bir cesarete sahip değiliz. Kolaylıkla kendimizi kürsüye taşıyamıyoruz. İnanmıyorsanız kendinizi test edin: Bir televizyonda veya radyoda canlı yayına telefonla katılmayı deneyin. Şiddetli heyecan duyduğunuzu göreceksiniz. Çoğu insan yaşayacağı sinir gerginliği nedeniyle telefon edemez. Cumhurbaşkanına telefon etmeyi deneyin. Katıldığınız bir seminerde ayağa kalkıp soru sormayı deneyin. Kalabalık bir insan topluluğu karşısına geçip mesaj vermeye kalkışın. İçinizdeki kalıpların sizi nasıl engellediğini göreceksiniz. Cesaretli insanlara her zaman hayran kaldım. Cesurların cesaretine ben sahip olsaydım, cesaretin önemini hayatımda çok daha erken kavrasaydım, elinizdeki bu kitabı yıllar önce okuyacaktınız.

“Boynunuzu vurmak için kılıç kaldırılmasından yarım saat sonra kendinizi savunmak ne ise, şimdi yapılması gereken işi yarım saat ertelemek odur.” Muhammed Bozdağ

7. Hemen Yapmak

içerisinde belkide en çok ihmal ettiğimiz konu budur.Bir işi, karşınıza çıktığı anda yapmaya başlamak, onun %90’ını yapmış olmaktır.Çünkü hemen yapmaya başlamadığınız iş uzun süre ertelendiğinde en az on kat büyümüş olacaktır.

Bir Batılı ne güzel söylemiş “Değişmek istiyorsan niçin hemen şimdi başlamıyorsun?”

Canınıza kast eden bir tehlike geldiğinde sinir sisteminiz hemen harekete geçer ve anında vücudunuzu savunur. Eliniz yanlışlıkta ateşe temas etse, ayağınıza diken batsa otonom sinir sisteminiz hemen tedbirini alacaktır. Vücudunuz üşüdüğünde hemen titremeye ve ısı üreterek sisteminizi korumaya çalışır. Aşırı sıcakta dışarıya verdiği ter sıvısıyla ısıyı dışarıya vermeye çalışır. Tabiattaki tüm sistemler bir görevi tam yapılması gerektiği anda yaparken biz niçin erteliyoruz?

Geciken iş maddi kayıplara uğramanıza neden olur. Şu örneğe bakın: Evimin su faturasını ödemeyi geciktirdim. Son ödeme gününe gelmiştim ki önemli bir başka işim çıktı, ödeyemedim. Bazen da son gün geldiğini unutursunuz. Nasıl olsa cezalı konuma girmiştim. Ne zaman olsa öderim dedim. Aylar geçti, borcumu unuttum.

Bir akşam evime geldiğimde su sayacım sökülmüştü. Yeniden bağlanması için Ulus semtindeki ASKİ Genel Müdürlüğüne gidip borcumu ödemem gerekiyordu. Borcun kendisini, onun beş katına ulaşan ceza faizini ve bu arada açma-kapama parasını ödemek zorunda kaldım. On liralık borç 50 liraya çıkmıştı. Eğer ertelemeseydim yaptığım büyük masraflardan kurtulacaktım. Uğradığım zarar bir yana, susuz kalmıştım. Ertelenenin yükü artmıyor mu?

“Zihinlerini ölmüş geçmişte ve doğmamış gelecekte yaşatanlar, şimdiki zamanda yaşamaya mahkum olan bedenlerini öldürürler. Beden giderse beyni de beraberinde götürür.” Muhammed Bozdağ

8. Şimdiki Zamanda Yaşamak

Şu anda ne yapıyorsunuz: Şu anda boğuştuğunuz sorun nedir? Şu anda hangi fikrin temellerini atıyorsunuz? Şu anda zihninizde ayrıntısını belirlemeye çalıştığınız projeniz nedir? Önemli olan bu sorulara verebilecek cevaplar bulmanızdır. Geçmişte ve gelecekte yaşamayı sürdürmek hayatı çöpe atmaktan farksızdır.

Ruh mekanı ve zamanı aşabilir. Bu sayede bir kafesten kurtuluruz. Ruh sayesinde hayalen Güneşe, gezegenlere gideriz. Onun sayesinde eski mekanlarımızda dolaşır; doğduğumuz sokağı, ziyaret ettiğimiz illeri görürüz. Ruh sayesinde, sevdiğimiz insanlar anında kalbimizdeki yerlerini alırlar.

Ruh bizi zamanın ve mekanın dışına taşır. Yıllar öncesindeki ölü geçmişe gider, ahirete göçmüş dostlarımızı hatırlarız. Geleceğe gider, yıllar sonra yaşayacaklarımızı tahmin edebiliriz. Bedenimiz hapishane gibi bir dünyadadır. Şu anda oturduğunuz yer, içinde hapis olduğunuz yerdir. Eğer ruhunuz bağımsız olsaydı- cennette olacağı gibi- istediğiniz ovalarda uçabilirdiniz. Duvarlar engel olamazdı size. Kar, yağmur engel olamazdı.

Ancak ruhumuzun bu yüksek özelliğini genellikle kötüye kullanıyoruz. Ölümsüzlük ruha ait olduğu halde onun bedene de ait olduğunu sanmak bedeni yokluğa mahkum eder. Çünkü anı yaşamayan beden anı öldüren bedendir. Şu an bedeninizin var olduğu tek andır. Şu anda bir şey yapmıyorsanız bedensel varlığınızı çöpe atıyorsunuz. Şu anda bedeniniz ne yapıyor? Önemli olan, şu anda bedeninizin yaptığına ruhunuzun veya zihninizin destek olmasıdır. Yaptığınızın bir amaca hizmet etmesidir. Hareketi duran madde yok olduğu gibi, çalışmayan beden de yokluğa mahkum olur. Benzer cinslerin sonu benzer olacaktır.

“Bahane bulanlar, uyuşturucu kullananlar gibi dertlerini unutmaya değil; başlarını toprağa gizleyen devekuşları gibi kendilerini kandırmaya çalışıyorlar.” Muhammed Bozdağ

9. Bahanelerden Kurtulmak

Başarılı insan her türlü engele rağmen çalışmaya devam edendir. İlerlemenin durdurulduğu yer, engellerin bahaneye dönüştüğü yerdir.

Başarının gerektirdiği ücreti ödemekten korktuğumuzda harika bahaneler buluruz: “Ben yapamadım, çünkü çok haklı nedenlerim vardı. Eğer bana fırsat verilseydi neler yapacaktım. Ne büyük işleri başaracaktım.” Deriz. Size fırsat verilmedi mi? Karıncanın başardığını bile başaramayan insanlar vardır. Hiçbir karıncaya bizden fazla fırsat verilmemiştir. Kaderi yanlış anlıyoruz çoğu zaman. Kim yapmak isterse yapar. Bir kere hayata atıldıktan sonra, kendilerinin koydukları dışında insanların hiçbir aşılmaz engelleri yoktur. Bizi sadece biz durduruyoruz.

Eğer başarılı olmak istiyorsanız tüm başarılı insanların ortak özelliklerini kazanmalısınız. İşte en önemli özellik: Başarılı insanlar her zamanda, her ortamda, her şartta çalışabilmeyi başaran insanlardır. Sıradan insanlar, sadece moralleri yerinde olduğunda, canları istediğinde çalışabilirler. Hasta iken çalışabilir misiniz? Herkesin sizi eleştirdiği, size hakaret yağdırdığı bir ortamda doğrularınızı savunmaya devam edebilir misiniz?

ir karıncanın nasıl çalıştığını seyrettiniz mi? Kendisinden beş kat büyük, ölü bir sineği taşımaya karar veren karıncayı. Hedefi ormanları böceklerden temizlemektir karıncanın. On defa, yüz defa, bin defa dener. İnanılmazı başarır karınca. Yarım saat sonra kocaman sineği metrelerce öteye taşıdığını görürsünüz. Karınca, cüssesine göre oranlansa göre Naim Süleymanoğlu’ndan daha güçlü çıkacaktır. Bahanesi yoktur onun. Hiçbir özürü yoktur. Ya başaracaktır ya da başarı yolunda ölecektir. Sonunda bir karınca ailesi yaz boyu çalışır, bir mevsimde 5 milyondan fazla ölü böceği yer altına indirir ve böylece bize tertemiz ormanlar bırakırlar. Eğer karıncalar insanlar gibi bahaneler bulsalardı, ormanlar mezbelelere dönerdi. Ayaklarınızın altında, yemyeşil otların kalbi okşayan kokusunu değil, böcek leşlerinin ürküntüsünü yaşardınız.

“Bir adım daha atamamak, atılan binlerce adımı yok eder. Saati son çark çalıştırır. Bitirmemek yapmamaktan farksızdır.” Muhammed Bozdağ

10. Eseri Tamamlamak

Pek çok insan hayatında devrim yapacak bir sıçrayışın tam ucuna gelir. Birazcık daha dayansa kendisini zirvede bulacaktır. Ama tırmanmayı bırakır. Bir adım daha atamamak, atılan binlerce adımın yok olmasına neden olur.

Üniversite diploması uğrunda yıllarınızı verirsiniz. Son yıl içinde tek bir dersi terk ederseniz sınıfta kalacaksınız. O dersi bitirmediğiniz sürece diplomanızı alamayacaksınız. Görüyorsunuz: Tam olarak bitmeyenle hiç yapılmamış olan arasında fark yoktur. Tam olarak bitmeyen iş hiç bitmeyecekse, hiç yapılmayandan daha kötüdür. Çünkü zamanınızı, emeğinizi, sağlığınızı alıp götürür.

Başarının ve başarıya ulaşmanın yollarının olmazsa olmaz kuralı “yapmak”tır. Yapmayı anlamlı kılan bir kural vardır: Bitirmek. Bitmeyen iş yapılmamış iş gibidir. Hepimiz yüzlerce defa teşebbüste bulunduk. Aramızda binlerce insan başarının tam ucundadır. Sadece birazcık daha ısrar etmeye ihtiyacımız var.

Amerikalılar araştırmışlar: Dünya ticaretinin % 80’ini, üç defadan fazla teşebbüs edenler ellerinde bulunduruyorlar. Biz aynı yolda yürümeye kaç defa teşebbüs ediyoruz? Yola çıkıyorsunuz, bir darbe kuşatıyor sizi ruhunuzdan, yıkılıyorsunuz. Vazgeçiyorsunuz. Eserinizi yetim bırakıyorsunuz. Olan bu değil mi? Doğduktan sonra çocuğunu sokağa atan anne canavar değil midir? Eserlerimize çoğu zaman yaptığımız budur. ( Muhammed Bozdağ)

Evet başarıyla ulaşmanın yolları isimli yazı dizisini sabırla okuduysan hayata dair çok şey kazanmakla birlikte artık internetten para kazanma yollarını daha bir özgüvenle araştırıyor ve bu yollardan biriyle para kazanabileceğine daha çok inanıyorsundur. Haydi bakalım artık top sende.

 

Gelen Aramalar:

İnternetten sermayesiz, risksiz, ayda 1000 TL ye kadar kazanmanın yollarını profesyonelce öğreten ''Goomass'' gerçekten kazandırıyor mu? öğrenmek için BURAYA tıklayın. En güvenilir ,ücretsiz anket siteleri ile anket doldurarak para kazanmak için BURAYA tıklayın!
You can leave a response, or trackback from your own site.

8 Yorum to “Başarıya Ulaşmanın Yolları (3)”

  1. guzel bir paylasim olmus tesekkurler.

  2. Xman dedi ki:

    Azimli, kararlı ve en önemlisi sabırlı olmak bence.

  3. semih dedi ki:

    Başarıya ulaşmak isteyenlerin kesinlikle okuması gereken muhteşem bir yazı dizisi.. Gerçekten çok etkileyici..

  4. haluk dedi ki:

    gerçekten çok yararlı bilgilerin olduğu bir yazı. çok faydalandım. bir webmaster olarak size teşekkürlerimi sunarım.

  5. zekican dedi ki:

    sabır ya en önemlisi

  6. demet dedi ki:

    Ben bu hikayeyi okurken çok etkilendim. Güzel yazı gerçekten.

  7. dantnan dedi ki:

    en büyük problem bi iş yaparken bahaneler bulmam :)

İnsanlar görüşlerini merak ediyor. Hadi bir yorum yaz;)

You must be logged in to post a comment.